İZODER Başkanı Emrullah Eruslu: yalıtım ile yakıt giderleri yüzde 50, ülkemizin toplam enerji faturası yaklaşık yüzde 15 düşer

İZODER Başkanı Emrullah Eruslu: yalıtım ile yakıt giderleri yüzde 50, ülkemizin toplam enerji faturası yaklaşık yüzde 15 düşer

İZODER Başkanı Emrullah Eruslu: yalıtım ile yakıt giderlerinde yüzde 50, ülkemizin toplam enerji faturasında yaklaşık yüzde 15'lik bir düşüş olur dedi.

Dünyada ve Türkiye'de enerji fiyatlarının 3-5 kat arttığı bir dönemde enerji verimliliği ile ilgili yeni öneriler gelmeye başladı. İZODER (Isı Su Ses ve Yangın Yalıtımcıları Derneği) Yönetim Kurulu Başkanı Emrullah Eruslu, 10-16 Ocak Enerji Verimliliği Haftası dolayısıyla yaptığı açıklamada, Türkiye’de kullanılan toplam enerjinin yüzde 33 gibi yüksek bir oranının binalarda tüketildiğini, artan ısıtma ve soğutma giderleri nedeniyle enerji tasarrufunun daha da önem kazandığını belirterek, “Binalarda ısıtma ve soğutmada kullanılan enerji israfının önüne geçmek hem toplum hem ülkemiz ekonomisi için büyük önem taşıyor. Türkiye’deki binaları ısı yalıtımlı hale getirerek, yakıt giderlerini yüzde 50, ülkemizin toplam enerji faturasını yaklaşık yüzde 15 azaltmamız ve binalarımızda konforlu yaşamamız mümkün. Binalarda daha fazla enerji tasarrufu için enerji limitlerimiz ve U değerlerimiz gelişmiş ülkeler seviyesine getirilmeli” dedi.

Binalarda ısıtma ve soğutma amacıyla kullanılan enerjinin israf edilmemesi için standartlara uygun ısı yalıtımı yapılmasının şart olduğunu vurgulayan İZODER (Isı Su Ses ve Yangın Yalıtımcıları Derneği) Başkanı Emrullah Eruslu, şunları söyledi: “Ülkemizde yalıtım ile ilgili yasal düzenlemeler henüz gelişmiş ülkeler seviyesinde değil. Yürürlükteki mevzuatlarımızla halen 2008 yılında tanımladığımız enerji limitlerini kullanıyoruz. Biz 2008’den bu yana enerji verimliliği anlamında yerimizde sayarken gelişmiş ülkeler birçok adım attı. Bu ülkelerde 2019 yılından bu yana yeni kamu binalarının tümü neredeyse sıfır enerjili olarak üretiliyor. 2020 yılının başından itibaren ise tüm yeni binalar neredeyse sıfır enerjili olarak yapılıyor. Yeni binalar ülkelerce tanımlanan bu limitler dahilinde yapılmak zorunda. Gelişmiş ülkelerde tanımlanmış U değerleri (ısı geçirgenlik oranı) ile ülkemizde tavsiye edilen değerler karşılaştırıldığında, ülke olarak daha verimli çözümlere yönelmemiz gerektiğini görüyoruz. Bina enerji verimliliği konusunda gelişmiş ülkelerde birim metrekare/yıl olarak enerji tüketimi 30-50 kW mertebelerinde belirlenmiş durumda. Bina tasarlanırken, ‘bu binanın ısıtma ve soğutmaya yönelik birim metrekaredeki yıllık toplam enerji tüketimi 30-50 kW mertebelerinde olmalıdır’ deniliyor. Türkiye’de biz hala birim metrekarede yıllık 120-150 kW seviyesine uygun yalıtım yapmaya çalışıyoruz. Gelişmiş ülkelerle aramızda neredeyse 4-5 kat fark var. Örneğin Erzurum’da bu rakam yalıtımsız binalar için 250kW’ye kadar çıkabiliyor.”

İZODER (Isı Su Ses ve Yangın Yalıtımcıları Derneği) Başkanı Emrullah Eruslu, “U değerleri 2-2,5 kat iyileştirilmeli”

Eruslu şöyle devam etti: “Dernek olarak hayata geçirdiğimiz ‘Tek yol U dönüşü’ kampanyamızla U değerlerinin ülke genelinde iyileştirilmesi konusuna dikkat çekiyoruz. U değeri, çatı, duvar, döşeme ve pencere gibi yapı elemanlarının ne kadar ısı geçirdiğinin ölçüsüdür. U değeri büyüdükçe yapı elemanlarından geçen ısı miktarı artar. Bir an önce 2012 yılında yayımlanan Enerji Verimliliği Strateji Belgesi’nde de tanımlandığı üzere enerji limitlerimiz ve U değerlerimiz AB seviyesine getirilmeli. Ortak hedefimiz Türkiye’deki binaların daha az enerji harcayan çevre dostu bir yapıya kavuşması olmalı. TS825 Binalarda Isı Yalıtım Kuralları Standardının 2019 yılı içerisinde başlayan revizyon çalışmaları tamamlandığında dört mevsimi yaşayan ülkemizin soğuk bölgelerimizde ısıtma ihtiyacına, sıcak bölgelerinde ise soğutma ihtiyacına göre tasarım yapılmasına imkan sağlanacak. TS 825 standardının tamamlanması ile enerji verimliliğinde gelişmiş ülkelerle aramızdaki mesafeyi kapatacak esaslı adımları atarak enerji limitlerimizi belirlememiz gerekiyor. Bu çalışmalar kapsamında ülkemiz için neredeyse sıfır enerji verimli bina tanımı yapılmalı ve hedef olarak ortaya konulmalıdır. Yalıtım kalınlığı arttıkça sağlanacak enerji verimliliği aynı oranda artar. Buna karşılık kalınlık artışının inşaat maliyetine etkisi oldukça azdır. Yalıtım kalınlığını iki katına çıkardığımızda toplam maliyet ikiye katlanmaz ama bu sayede ısıtma ve soğutmada tasarruf potansiyeli iki kat olur. Isı yalıtımı uygulamaları hem ilk yatırım hem işletme maliyetlerini düşürerek kendini kısa sürede geri öder, bina ömrü boyunca tasarruf sağlamaya devam eder.”

izoder.jpg

“Türkiye’de binaların yüzde 80’inde ısı yalıtımı yok”

Eruslu son olarak, “Türkiye’deki binaların yüzde 80’inde ısı yalıtımı uygulaması bulunmuyor. Bunu da şöyle hesaplıyoruz; Haziran 2000 itibarıyla yeni binalarda Isı Yalıtımı Yönetmeliği’ne uygun yalıtım yapılması zorunlu kılındı. Hepsi yapılmış olsa zaten yüzde 20 oluyor. Mevcut binalar içinde renovasyon yapılan binalar da oldu. Ama her halükarda 2000’den sonra uygun yapılmayan bir kısmı da hesaba katarak bugün binaların yüzde 80’inde ısı yalıtımı olmadığı bilgisini dikkate alıyoruz” dedi.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.